Yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart Dünya Kadınlar Günü | Dünya Emekçi Kadınlar Günü

8 Mart 2018 Perşembe



Aslında her kadın bir emekçidir. Kimimiz anne, kimimiz eş, kimimiz evlat... Her birimizin şu hayatta omuzlarına yüklendiği farklı sorumlulukları var. Bunlardan ayrı olarak bir de toplumda ''biz buradayız'' demek için yıllardır ayrı bir çaba, emek sarf ediyoruz. 

Geçmişten günümüze hem ülkemde hem de dünyadan binlerce acı haberler alıyoruz ve almaya devam ediyoruz. Tüm bunların önüne geçilebilmesi için de başka emekler veriyoruz. Biz kadınların aldığı nefes dahi sorgulanmaya gidecek kadar geri kafalı ama ilerlemeye devam eden bir çağın ortasındayız. Yaptığımız birçok şeyin emek sayılabilecek olduğunun da farkındayız. Çalışırken, okurken, aile ile uzlaşırken... Hayatımızın her anında belki de... 

Sosyal bilinci olmayan kadınlarımız içinde, bu bilinci aşılamaya çalışarak onları da kazanmak için ayrı emek veriyoruz. Kendi haklarını bilmeyen bir kadın, başka bir kadının hakkı olduğunu da düşünemez. Bu yüzden çevremizde kendiyle alakalı negatif düşüncelere sahip olan kadınlarımızın da kendi haklarının var olduğuna, bu bilince inanmak zorunda olduğuna, kendini yok saymaya göz yummaması için de çaba göstermek zorundayız. Toplumuzda maalesef cehaletin baş gösterdiği bu düşünce yapısı içinde emek vermemiz gerekiyor. 

Dilerim her kadın, bir birey ve her şeyden önce bir insan olarak kendi varlığının değerinin farkına varır. Asıl olay, bir gün değil daima bu bilincin farkında olmak. Umarım hem ülkemde hem de dünyadan başka tarifsiz acıların, haberlerin olmadığı güzel günleri de görürüz. Cehaletten uzak, kirli duyguların birtakım şeylerin bahane edilerek insanlara empoze edilmediği, dayatmaların olmadığı, her bireyin kendi haklarının bilincinde olduğu ve her konuda gönül rahatlığıyla adaletin var olduğunu bildiğimiz bir ülkede, dünyada yaşamayı hepimiz hak ediyoruz.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar veya Dünya Kadınlar Günümüz'ün kutlu olmasını diliyorum. Sizlere MASGE'nin güzel bir şarkısını hediye ederek ayrılıyorum. 


MASGE - Kadın (8 Mart Özel)


2017'ye Veda | 2018'e Selam

31 Aralık 2017 Pazar


Selam minna-san! :) 

Nasılsınız? Görüşmeyeli uzun zaman oldu değil mi? Kendimi kısa dönem askerlik yapmış gibi hissediyorum. Yine de 2017'ye son bir gönderi bırakmak istedim. Bir çoğunuz neredeyim diye yazılarımın altına notlar bırakmışsınız, çok mutlu oldum. :) 2017 yılı benim için maalesef üzücü bir yıl oldu. Öncelikle yılın bahar ayında işverenimin, iş değişikliği sebebiyle zorunlu olarak işimden ayrılmak durumunda kaldım. Daha sonra kendime tatil vermek adına İstanbul'a gittim 1 aylığına. Geri döndüğümde ise işimden ayrılmış olmanın verdiği stres ve çalışma alışkanlığının birden kesilmesi üzerine gelen psikolojik durum beni biraz halsiz yaptı. Kitap okuyamadım, film veya dizi izleyemedim.Yaptığım birçok şeyden kısa zamanlı keyif aldım. Son olarak sevdiğim bir idolün ani intiharı şok olmama yetti. Her anlamda boşluğa düştüğüm bir yıl oldu... 

Şu an bir edebiyat dergisinde kadrolu yazarım. Sanırım Ocak ortası yeni sayı çıkacak. Bu yıl yaptığım en güzel şeylerden biri dergide yazmak oldu. Gerisi zaten bildiğiniz gibi, beni takip edenler instagram da az çok neler yaptığımı biliyor. Kendimi tamamen amatör fotoğrafçılığa verdim. Bir yandan bir sitede anime eleştirmenliği yapıyorum. Ama bloguma bir türlü geri dönemedim. Çünkü yazacak bir şeyim yoktu. İçim doluydu ama kelimelere dökmek zordu. Kısaca kendime verdiğim sözleri de tutamadım. Bu yüzden bir süreliğine ara vermenin iyi olacağını düşündüm. 

Her neyse. Yakın zamanda geri dönmeyi diliyorum yepyeni kitap yorumlarım ve eleştirilerimle. Sizleri de çok ama çok özledim. :) Umarım 2018 yılı her zaman olduğu gibi gelenin gideni arattığı diye tabir ettiğimiz bir yıl değil de, herkese bol şans ve huzuru getiren bir yıl olur. Gerçekleşmesini istediğiniz hayalleriniz, iyi dilekleriniz gerçek olur. Sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve mutlu dolu dolu bir yıl geçirirsiniz.

 Başarı sizinle olsun. Yeni yılınız kutlu olsun! :) 

Kitap Eylemi Çekilişi Ödülüm | Giovanni Papini | Bitik Adam

10 Ocak 2017 Salı


Çok uzun ara vermeden yeniden yazmaya dönmek istiyorum. Umarım bu yıl bu konuda istikrarlı olurum. 2016 yılı henüz bitmeden Kitap Eylemi'nin burada düzenlemiş olduğu kitap çekilişi kazananı ben oldum. Geçtiğimiz yılda birkaç tane kitap çekilişine katıldım fakat bir tanesini bile kazanamamıştım. 2017'nin ilk gününden bu çekilişi kazandığımı duyunca çok mutlu oldum. :)

Güle Güle 2016 - Hoşgeldin 2017

31 Aralık 2016 Cumartesi



Herkese merhaba! :)

Bloguma yine bir süre ara vermek zorunda kaldım biliyorum. Özel hayatımın karmaşıklığı ve yoruculuğu maalesef sevdiğim şeyleri yapmama engel koyuyordu. Bugün 2016'ya veda etmeden bu yıl içinde son bir yazım daha olsun istedim. 

GÖKHAN ABİ'NİN KİTAP BLOGU

23 Eylül 2016 Cuma

Her geçen blog dünyasına yeni yeni bloglar ekleniyor. Bir çok insan bir hevesle blog açıp bir kaç adet yazı yayınladıktan sonra bir bakıyorsunuz aradan aylar hatta yıllar geçmesine rağmen hiç yazı paylaşılmadığını görüyorsunuz. Bir hevesle açılan bloğun terk edilmiş olduğunu görüyorsunuz. Not: Valla beni bilgisayarım bozulmuştu. ^^





DAHA KAÇ KERE ÖLECEĞİZ?

29 Haziran 2016 Çarşamba



















Dün gece İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki patlamaların ardından hayatını kaybeden suçsuz, masum insanlara Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Türkiye bugün 1 günlük milli yas ilan etti. ''Milli Yas'' vurgusu bile o kadar ağır geliyor ki... Karanlık bir arka planın üstüne yazılı iki kelimenin verdiği acının tarifini daha kaç kez yaşamak zorundayız? Sadece 1 yılda gerçekleştirilen patlamaların hesabını bugüne kadar kim verdi? Haberler, internet siteleri her biri dün gece ki acıyı yok saymakla kalmayıp, televizyon kanallarına çıkan yalaka lekeliler ''Abartmayın'' - ''Umarım yayın yasağını eleştirenlerde ölür'' cümleleri resmen felaketin elçisi değil mi? Ne bu duygusuzluk ne bu rahatlık! Türkiye'de insan hayatının değerinin ayaklar altına alındığının başka örneklerine geçen süreler içerisinde binlerce kez şahit olmanın verdiği yükün tarifi yok!

5 NOSTALJİK ŞARKI SEÇKİSİ - 2

27 Haziran 2016 Pazartesi

Herkese yeniden merhaba! 

Şu sıcak yaz havalarında buharlaşmadan önce artık bloguma ve sizlere bir geri dönüş yapmam gerektiğini düşündüm. İnanın insan hayatında ister istemez bazı birtakım sorunlara ne yaparsa yapsın yön veremiyor. Şu son iki ay içerisinde bayağı telaşlıydım. Bir yandan sınavlar, bir yandan ailevi sebepler, iş meseleleri... öteki yandan hem okumanın hemde çalışmanın vermiş olduğu yorgunluk, stres beni biraz bezdirdi. :( Hatta bir ara ''her şeyden elimi eteğimi her şeyden çekeceğim yeter artık'' demeye bile başladım kendi içimde. Çalıştığınız yerde birazda huzur olmalı. Eğer huzurlu ve mutlu değilseniz gün size tamamen işkence geliyor. Özellikle Ramazan'da insanlarla uğraşmak, laf anlatmak pek güç. Herkes hemen birilerine saldırmaya, kalp kırmaya pek meyilli. Bu yüzden insanları inanç olsun, insani değerler olsun eleştirmekten kendimi alıkoyamıyorum. Keşke bir nebze daha anlayışlı, sabırlı bir toplum olabilsek. Diğer yandan yapacağım mimlerim de epey birikti, hepsine sırayla yer vereceğimi umuyorum kısa zamanda. 


HIDIRELLEZ | BİR DİLEK TUTALIM MI?

5 Mayıs 2016 Perşembe

Dileklerimizi diledik mi? 

Ben küçükken Hıdırellez şenliği için köye gitmiştik. O gün hayatımda ilk kez bir kez bir şenliğe katılmıştım. Çoğunluklu bir katılım vardı. Eskiler Hıdırellez günleri daha iyi benimsemiş. Tabi önceki hiçbir şenlik veya kutlama şimdi yapılmıyor. Şenlik düzenleyen yerler hala var ise ne umutlu. Her yöre kendine göre farklı ritüeller uygulayarak kutluyor bu bayramı. Bazı yerlerde yoğurt mayasız çalınırmış ki eğer mayasız tutarsa o eve Hızır’ın geldiğine inanılırmış. Kızlar için baht açma töreni bile yapılıyormuş. 

YENİLENEN TEMA, HEADER, MENÜLER VE ÇILDIRMA HALLERİ

3 Mayıs 2016 Salı

Selam herkese!

Yeni bir hafta yeni bir başlangıç. Bahar aylarından dolayı hepimizin üzerinde bir kırgınlık var ve çoğumuz üzerimizden henüz bunu atamıyor. Bende sizden biriyim. Blogları gezip yorumlar yapıyorum fakat kendi paylaşımıma sıra geldi mi hem üşengeçliğim baş gösteriyor hem de fırsat bulamıyorum. Zaman hepimiz için kıymetli ne de olsa.Yine de Mayıs ayına yeni bir başlangıç yaptığım için mutluyum. Bir ara tema ararken arkadaşım Simurg'un Kalemi bana bu temayı önermişti. Bende temayı görünce çok sevdim. Sevgili Akelam sayesinde de yeni bir header ve menü logoları edindim. Blogumun teması üzerinde de birkaç değişiklik yaptık ve artık daha rahat hale geldi. Yan taraftaki kalabalıktan da kurtulmuş oldum böylece.

DÜNYA GÜNÜ (EARTH DAY)

22 Nisan 2016 Cuma

























Bugün 22 Nisan Dünya Günü. Dünya Gününüz kutlu olsun! 

Birlikte çevreci, daha temiz bir dünyaya kucak açabilmek dileğimdir. Hangimiz daha temiz bir dünya da yaşamak istemeyiz ki? Ama biz insanoğlu o kadar nankörüz ki sürekli yaşadığımız çevremizi, soluduğumuz havamızı tehdit ediyoruz. Dünya üzerinde çevreye bizden başka zarar veren bir tür daha yok. Daha iyi bir yaşam ve gelecek için daha iyi bir çevre altyapısı kurmak bizim ellerimizde. Bunu çocuklarımıza ve çevremizde ki herkese öğretmek de yine bize düşüyor. 

VİZELER, ÜZÜNTÜLER, SÜRPRİZ HEDİYE VE DOĞUM GÜNÜ ÖZEL POSTU

19 Nisan 2016 Salı

Herkese Merhaba!

Yaklaşık dört gündür bloguma uğrayamadığımı fark ettim. Sınavlarım ve yakın bir akrabamızın ani kaybıyla yaşadığımız üzüntü ile yeterince zorlu bir dört gün geçirdim. Ama tüm bunların yanında çok güzel gelişmeler oldu. Küs olanlar barıştı. Ah insanoğlu… Neden her zaman bizim için kıymetli birini yitirdiğimizde kafamıza ne kadar değerli olduğumuz dank eder? Daha öncesinde küslüklere son verip, kucak kucağa birlik olmak bu kadar mı zor? Her zaman zor yoldan anlıyoruz kıymeti de sevgiyi de.

VİCDAN ARANIYOR!

7 Nisan 2016 Perşembe

Toplum olarak gerçekten hiç iyi değiliz. İnsanların kalpleri belki de taştan daha katı bir maddeye dönüşmüş biz geç farkına varıyoruz. Artık ülkede o kadar çok şey oluyor ki, televizyonu açıp haber, dizi hiçbir şey izlemek istemiyorum. Gerçekten soğudum.
Geçenlerde televizyon da esnafın birinin Suriye’li bir çocuğu dükkanının önünde ki bisiklete dokundu diye peşinden koşup, kaldırıp yere atmasına şahit olmuştuk. Ülkece bunu şokunu yaşarken bir de götürülürken adliyeye ‘’Pişmanım’’ diyor defalarca. Pişman olsan ne olur ki? Sen küçücük bir çocuğa dayanmaz, katlanamaz hale gelmişsin. Hem de ortada hiçbir sebep yokken. Tüm bunların dışında bir de ‘’Aman bunlar geldi, huzurumuz kaçtı.’’ ‘’Bunlara maaş bağlayacaklar, biz çok iyi geçiniyoruz sanki’’ diye tepkiler de dolaşıyor ortalıkta. Evet, ülkemiz de işsizlikten tutun sokaklarda aç kalan çocuklara kadar birçok zorluk yaşayan, bu ülkenin vatandaşları var değil mi? Ama kardeşim! Sen bir bak sana bana. Zamanında ‘’onlar bizim kardeşlerimiz, onlara laf eden çekip kendi gitsin’’ diyen sen değil miydin söyle bir bakayım bana? İnsanların evini, yurdunu bırakıp kaçmasına destek verirken, ekran karşısında bunu şehvetle izlerken sorun yok muydu yani ne olmasını bekliyordun? Ee şimdi de bu ülkenin vatandaşı olacaklar, durma buna da ses çıkar şimdi. Ama yok duruma bağlı tepki veriyorsun sen anladım. Ha olay sana sıçradı mı her şey adaletsiz oluyor değil mi? Baştan hesap edemedin tabi zoruna gitti.

CESARET NE İSTER?

23 Mart 2016 Çarşamba

Yaşamımız boyunca yaptığımız çoğu şey cesaret gerektirir. Öğretmen soru sorduğunda parmak kaldırmak, okulun koro seçmelerine katılmak, siyah ruj kullanmak, itirafta bulunmak vs. bunların hepsi aslında cesaretin birer örneğidir.

Yapmak istediğimiz ama yapamadığımız o kadar çok şey vardır ki bu hayatta, cesaretimizin olmamasından yakınırız. Keşke deriz keşke biraz cesaretli olsaydım. Cesareti olmayan insanların çekingenlik, özgüven kaynaklı sorunları da aslında bu başlık altında toplanır.

Kimi insan cesareti akılın ölçtüğünü savunur ama kimi ise cesaretin anlık olduğunu. Cahil cesareti dediğimiz; herhangi birinin bir şeyi hesap etmeden, kendi gücünün sınırlarını bilmeden duyguların etkisiyle gösterdiği anlık tepkiler kimi zaman başa bela açabilir. Buna kabadayılık da dahil edilebilir. Aslında cesaret kişinin kendisiyle ilgili bildiğin her şeyin imtihanıdır. Bir şeyleri denemekten korktuğumuz sürece bilinmeyeni göremeyiz. Hayatımız boyunca riske ettiğimiz, çaba harcadığımız şeylere doyamadan vazgeçmek zorunda kalırız.

Aşk da, yaşamak da, bilgiyi kovalamak da cesaret ister aslında. 


DOWN SENDROMU: GERÇEK DOSTLAR KROMOZOM SAYMAZ

21 Mart 2016 Pazartesi


Trizomi 21 (Down Sendromu): En sık rastlanan kromozomal anomali oluyor. Yaklaşık 600-800 doğumda bir görülüyor. Genellikle kalıtsal değil, döllenme sırasında rastlantısal bir hatadan kaynaklanan bir kromozom anomalisi. Uzmanların söylediğine göre de Trizomi 21’in sıklığı anne yaşı ilerledikçe artıyor.

Gerçek dostlar kromozom saymaz!

21 Mart Dünya Down Sendromu Günü ... Bizden farklı oldukları için toplumda yer edinmeye çalışmak durumunda bırakılan çocukların, bireylerin günü. Down sendromunun sebebi 21. Kromozom! Çocuklar dünyaya gözlerini açmadan evvel anneden 23 babadan 23 olmak üzere toplamda 46 kromozom alırlar. Ama Down sendromlular 21. Kromozom'un birbirinden ayrılmayıp çift kalması sebebiyle 47 Kromozom oluşturuyor. Yani onlar +1 farkla bizden ayrılıyorlar. Ama şunu söylemeliyim: #gerçekdostlarkromozomsaymaz ! 

Hey biz aynıyız, tıpkı sizin gibiyiz +1 farkla!


BİR HALK OZANI: AŞIK VEYSEL

Bugün, değerli halk ozanımız Veysel Şatıroğlu (Aşık Veysel)'nun aramızdan ayrılışının 43. yıl dönümü. ''Dostlar beni hatırlasın'' demiş Aşık Veysel... Onu büyük bir saygı ile anıyorum. Aşık Veysel, 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde, çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babasının ismi Ahmet, annesinin ismi ise Gülizar'dı. Henüz 7 yaşındayken çiçek hastalığından dolayı iki gözünü de kaybetti Aşık Veysel. İki kız kardeşini de bu hastalık yüzünden kaybetti. 

UYKU

20 Mart 2016 Pazar


Kimi zaman çekilen acılara verilen moladır ‘uyku’… 
Ama uyuyunca geçmez, geçerse uyursun ancak. 
Hayat bu, her türlü zorlu ve acımasız. 
Alçak bir yerde. 

NEDEN İLETİŞİM PROBLEMİ YAŞARIZ?

11 Mart 2016 Cuma

Günlük yaşantımızı çoğunlukla hareketli, insanlarla iletişim halinde olarak aktif bir şekilde geçiririz. Gün boyunca da farklı bir insanla tanışma potansiyeline sahibizdir. Tanımadığımız insanlarla kaynaşmak konusunda da zaman zaman sıkıntılar yaşamışızdır. Bunun sebebi hem kişilik hem de çekingenlikle alakalıdır. Kısaca ‘’Çekingen Kişilik Bozukluğu’’ da diyebiliriz. Neredeyse her üç kişiden biri, insanlarla iletişim sorunu yaşadığını belirtiyor.


İnsanlarla İletişim Kuramıyorum
 Benim çevremde çok fazla insan olmadığından tanımadığım bir arkadaş grubuna girdiğimde ortamlarına ayak uyduramıyordum. Önceleri bunu çok fazla kafama taksam da artık üstünde durmuyorum bile. Neden mi? Anlatayım.

Her insan çok fazla girişken veya konuşkan olmayabilir. Bazı insanlar bir ortama girdiklerinde direk havadan sudan konular açıp laf lafı getirir tarzı düşünerek diyalogunu ilerletirken, biz konuşkan olmayan insanlar kenarda köşede sohbeti dinlemeyi tercih ederiz. Kimimiz konuşacak bir şey bulamaz ya da konuşulan konu ona göre değildir, kimimiz de konuşmayı pek sevmez. Ben bazen konuşmanın benim açımdan iyi yerlere gitmeyeceğini düşünüp ya sohbeti değiştirmeye çalışıyorum ya da sessizce sadece dinlerim. Sanırım bu biraz sinsilik oluyor ama arkadaşlar arasında kötü olmaktan iyidir değil mi?

Eğer arkadaşlarınızla iletişimde olmak istiyorsanız onların sevdiği konuları, hobilerini öğrenebilir ve bundan yola çıkarak karşınızdaki insanın kafa denginiz olmadığını düşünseniz bile onu dinlemelisiniz. Bu şekilde çevrenizde ki insanlara güvende vermiş olursunuz.

Kendimi İfade Etmeye Çalışırken Yanlış Anlaşılıyorum
Anlatmak istediklerinizi anlatamıyorsanız eğer, konuşmak istediğiniz konu hakkında çok fazla düşünüp, söyleyeceklerinizi sıraya koymak isterken kendi kafa karışıklığınıza neden oluyorsunuz. Anlatmak istediklerinizi tam olarak anlatamamak, düşüncelerinizi sıraya koymakta ve toplamakta güçlük çektiğinizi gösterir. Kimsenin olmadığı bir zamanda biriyle konuşmak istediğiniz bir konuda söylemek istedikleriniz üzerinde çalışabilir, kendinizi geliştirebilir ve böylece zihin egzersizi de yapabilirsiniz. 

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ: SENEDE BİR GÜN MÜ VARIZ?

8 Mart 2016 Salı

Malumunuz olacak ki bugün tüm dünya kadınlarına bahşedilen o gün:

Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü (!)
   
Toplumumuzda artan kadına şiddete yönelik haberleriyle beraber; tecavüz, gasp gibi haberleri sık duyar olduk. Maalesef ki, ben bana bahşedilen bugünü kutlayamıyorum. Özgecan’ı, Cansel’i ve yitip giden onca hemcinsimi aklıma getirdikçe yüzümde oluşan gülümsemem yerini hüzne bırakıyor. Modern çağ mı yoksa adalet mi dediniz? Komik!
  
 Kendisini dövdüğü için kocasının yüzüne biber gazı sıkmak zorunda kalan kadına dava açılan bir memleket haline dönüşeceğimiz aklımın ucundan geçmezdi. Kadın hakları evrensel güya.


 
DESİNG BY VALAR MORGHULİS