ANİME İNCELEMESİ|AKAGAMİ NO SHIRAYUKİ-HİME

21 Nisan 2016 Perşembe



İzlediğim animelerden daima bir his eksik kalır bende ama bu animeyi izlerken ilginç bir şekilde tam anlamıyla tatmin oldum.

Anime Adı:  Akagami no Shirayiki-hime
Tür: Dram, Fantastik, Shoujo, Tarihi
Yapım Yılı: 2015
Sezon Sayısı: 2
Bölüm Sayısı: 1. Sezon 13+/12 – 2. Sezon 12/12


Konusu:
Shirayuki, eşsiz kırmızı saçlarla doğmuş genç bir kızdır. Bir gün ünlü ama budala Prens Raji’nin emriyle eşsiz saçları sayesinde onunla evlenmesi emrini alır. Gidecek hiçbir yeri olmayan Shirayuki, saçını keser ve komşu ülke Clarines’e kaçar. Ormanı geçerken, Zen adında genç bir erkekle tanışır. Zen, yaralarını cesurca iyileştiren Shirayuki'ye yardım eder ama sonra Shirayuki'ye verilen bir elma tarafından zehirlenir. Bu sırada Prens Reji, Shirayuki'yi aramaları için yardımcılarını gönderir. Peki, Shirayuki'ye neler olacak? Zen'in gerçek karakteri ne? İyimser bir kadın kahramanla, sürekli onu gözetleyen bir prens arasında geçen fantastik bir hikaye.

İnceleyelim:
Açıkçası animlerde tam anlamıyla bir romantiklik olmadığından mı nedir, bu animeyi fazlasıyla sevdim. Kötü karakterlerine dahi bir sempatiklik duyabiliyorsunuz. Tabi sıkan tek şey alışıldık fazla iyi niyetli ve saf kız Shirayuki olabilir. Ama anime bunu bir şekilde kapatıyor. Özellikle romantikliğin dibine vurmuşlar ve çok naif bir şekilde bunu aktarıyorlar.

Özellikle Obi karakteri favorim. Neredeyse izleme sebebim oldu. Zen’in koruması olmasına rağmen Shirayuki’ye bir şeyler hissettirmeleri hoşuma gitmedi ama bir şekilde o hissine bastırıyor ve sonuna kadar Zen’e ve Shirayuki’ye zarar gelecek bir şey olmamasından emin olmak istiyor. (Bende böyle bir koruma istiyorum bana ne)! :D

Diğer bir özelliği ise aşırı saf takılan karakterlerin olduğu animelerden uzak. Tarihi anime olmasından kaynaklı sanırım bütün karakterlerde belli bir olgunluk vardı. Araya sıkıştırılan mesafeli espirilerle de kendini seyrettiriyor zaten. Bir de çok büyük olmayan olaylar oluyor, çözemeye çalışıyorlar hep birlikte. Animede ki heyecan ise kahramanlarımızın birbirlerine olan güvenleri. Prens Raj ayrı olay zaten. 2. sezonda beni kendine hayran bıraktı. 1. Sezonu izleyip, 2. sezona geçerseniz onun yavaşça ilerleyen değişimine hayran kalacaksınız.

Karakterler:
Shirayuki: Nadir bulunan kızıl saçlara sahip yetenekli bir şifacı. Zen ile tanıştıktan sonra ondan çok etkilendi ve onunla birlikte Clarines’e giderek saray şifacısı olmak için sınavlara yöneldi. İyimser karakteriyle göz dolduruyor.

Zen: Göründüğünün aksine onunla ilgili sırrını Shirayuki ile paylaşacak. Shirayuki ile tanıştıktan sonra ona verilen elmayı yiyerek zehirlendikten sonra yine Shirayuki tarafından iyileştirilince, Shirayuki’ye kendisiyle birlikte gelmeyi teklif etti ve ondan hoşlanıyor. (Bayılıyor ayol!)

Obi: Tam bir fırlama karakter. Favorim demiştim. Zen’in yakın koruması ve aynı zamanda en yakın arkadaşı. Olabilecek tüm tehlikeleri önceden sezerek hem Zen hem de Shirayuki’nin kalbinde önemli bir yer edindi. Aynı zamanda maalesef Shirayuki’den hoşlanarak kendine acı çektiriyor. Ama ikisine de zarar gelecek hiçbir şey olmamasından emin olmak için elinden gelen her şeyi yapıyor.
Izana: Zen’in abisi ve onun gibi önemli biri. Ama kardeşine karşı yaklaşımlarıyla amacın ne dedirtmeden edemiyor. Yine de kötü olduğunu düşünmediğim bir karakter.

Mitsuhide: Başlangıçta Izana’ya yakın olmasına rağmen, Zen’in yakın arkadaşlarından ve aynı zamanda yardımcısı. Sadakatli olmasıyla vazgeçilmez karakterlerden. Kiki’den hoşlanıyor.

Kiki: Zen’in yardımcısı ve arkadaşı. Mitsudihe’den sonra gelmesine rağmen Zen’i çok iyi tanıyor. Mitsuhide’den hoşlanıyor ama aralarında inanılmaz bir mesafe var.

Raji: Tanbarun prensi. Shirayuki’nin kızıl saçları dolayısıyla onun cariyesi olmasını istemediğini öğrendikten sonra zehirli elmaları yollar ancak yanlış kişi yani Zen yer. Bunu öğrendikten sonra da panzehiri verir. Narsist ve cahil. Düşünmeden konuşan bir patavatsız. Ama Shirayuki ile arkadaş olduktan sonra sorumluluklarını yerine getirmeye başlıyor ve olgunlaşıyor. (Beni 2. Sezonda kendine hayran bıraktı velet.)

Kısaca karakterler bunlar. Olaylar elbette ki oluyor ama öyle ahım şahım bir senaryo isteyerek başlamayın. Ben izlerken her bölümde yüzümde istemsiz bir gülümseme oluşuyordu. Çok güzel bir arkadaşlık örneği ve insanları neyi neden yaptıklarını öğrenmeden yargılanmaması gerektiğini gösteren bir olay örgüsü çizilmiş. Ama en önemlisi sosyal statünün insanların arasında bir duvar olmadığını göstermesi. Animenin yaş aralığından emin değilim ama bence izleyen herkesin hoşuna gidebilecek sıcak, tatlı ve naif bir anime. Boş zamanınızda eğlenebileceğiniz çok tatlı bir yapım. İyi seyirler! 

37 yorum:

  1. seyretmedim bilmiyorum ama eskiden anime çok severdim..

    YanıtlaSil
  2. Hiç anime izlemedim. Ben Şeker Kız Candy'de kalmışım galiba. Şöyle geniş vaktimde çilekli dondurma eşliğinde bakayım da fikrim olsun cahal kalmayayım bari ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahah :D Aman canım ne cahilliği seven var sevmeyen var. Candy Candy zaten çocukluğumuzun animelerinden. Tavsiye ediyorum sana bu animeyi. ❤;)

      Sil
  3. Ah sen de mi İlknur :D Sağım solum önüm arkam Kore, Anime :D
    Şu oğlan bir uyusun beni de bulaştıracaksınız :)
    Resimler çok hoş gerçekten!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dağınık Anne bende bende! :D Hatta animeleri gelip benden sorabilirsiniz. ❤
      Fırsat bulursun izle mutlaka. ^^ :)

      Sil
    2. ahahahha komşum noldu feno nerde görmemiş mi yazıyı biz o kadar diyelim umursama şimdi atakan uyusun izlerim diyor :D

      İlknur bak mesaj şu he Atakan paşa uyumadığı için hiç izleyemeyeceğim :P

      Sil
    3. Ahahaha Gözde! :D Tahmin etmedim değil ^^

      Sil
    4. HhAhahaa sağolsun oğlum hep bir çıkış kapısı sunuyor ahahha :D Yoksa ben de istemem mi çekik veya kocaman gözlü yapımlar izleyeyim :D
      Koreciler sardıııı... 4 bir yanımıııı :D

      Sil
    5. Ama dizileri hakikaten güzel. :D Sadece sonunu beceremiyorlar adamlar. ^^

      Sil
    6. ahhhaha ya komşum bırak bunları sanki ben bilmiyorum seni seni :D valla ya hepimiz koreci olduk dağınık kaç kurtar kendini :P

      Sil
  4. Canım Akagami no Shirayiki-hime! Kaç gündür bu yazıyı bekliyorum biliyorsun :D
    Ben baya baya Zen ile evlenmek istedim izlerken haha! İçimdeki ergen kızı uyandırdı bu anime :))
    Senin de söylediğin gibi çok naif ve romantik bir animeydi.. Sanırım yaş aralığı 20yi geçmez, biz kaçak yolcu gibi olduk bence :D
    Ama her şeyiyle çok güzeldi❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorum! ❤ Aynen yaş aralığı düşük muhtemelen. Ama dediğin gibi biz kaçak yolcuyuz. :D
      Zen, Obi ve en sonunda Raj bu üçü yüzünden tökezledim. ^^
      Katılıyorum şiddetle çok güzeldi! ❤

      Sil
  5. ooo süper anlatmışsın. karakterlerin giflerine bayıldım. shirayuki gerçekten gif'te çok saf duruyor.ama çok sevmli. ay ben de zen'e bayıldım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fırsat bulursan izle Derya abla :) Gerçekten çok tatlı bir animeydi.
      Zen zaten hepimizin favorivisi! ❤

      Sil
  6. o kadar güzel anlatmışsın ki gerçekten merak ettim.
    emine hanımın dediği gibi ben hala şeker kız hayalindeyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. :)
      Şeker Kız Candy hala çok seviyorum ama çocukluğumuzda izlediğimiz çoğu anime dram içerikliydi. Hatta belirli mesajlar veriliyordu ama tabi çocuktuk sadece severek izliyorduk. :)

      Sil
  7. Keşke genç olsaydım ve sana hemen seyredeyim diyebilseydim İlknur kızım.Ama okudum.Çok hayalperest biriyimdir aslında.Genç kızken Aliki Vuyuklaki'nin filmlerini kaçırmazdım.Baş erkek oyuncuya aşık ve Aliki'nin ruhuyla dönerdim.Evdekiler onun şarkılarına yaptığım playbackli dans gösterilerimden, hem hoşlanır isterler, hem de coşkumu durduramadığım için 'Yeteeer!'diye sustururlardı beni.Değişik bir yorum oldu, tıpkı da benim gibi :) Sevgiler ve keyifli seyirler canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukken bende çok hayal kurardım Ece ablam. Ay Savaşçısı, Pokemon, Versayın Gülü, Tsubasa neleri izlemedik ki. Hatta aramızda oyun bile oynardık ama en güzel günlerimizdi zannımca. Hayalperest olmak güzel şey gerçekten. Bende öyleyim. :) Çok teşekkür ederim, sevgiler. :)

      Sil
  8. listeye aldım izliycem yakında o zaman :)

    YanıtlaSil
  9. Benim oğlan (yeğenim) hastası bunların, nasıl seviyor anlatamam:))ben de çizimlerine bayılıyorum keşke yapabilsem:( ama çok zormuş:( resmim fena değildir ama bilgisayarda çöp adam bile çizemiyorum:(( çok güzel anlatmışsın gerçekten...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. :) Çizim konusunda bende senin gibiyim hiç yapamıyorum çizim. :/ Dizilerden daha çok seviyorum ben animeleri. :))

      Sil
  10. Anime izlemeyi özledim :( Ama bu anime pek bana göre değilmiş ^^ Ellerine sağlık *

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevdiğin bir tür varsa öneri yapabilirim canım ^^ teşekkür ederim. :)

      Sil
  11. Deep'in sayfasından öğrendim sizi. Takipteyim. Öykü, anı, denme, gezi ve köşe yazılarım ile yalnızca kendi çektiğim fotoğraflardan oluşan blogum www.acemidemirci.blogspot.com adresine ben de sizi beklerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldin! :) Hemen geliyorum... :)

      Sil
  12. çooook eskiden öyle cok izlerdim ki tiplerine bayılırdım zaten şimdilerde hiç izlemiyorum amma velakin sizlerin paylasımını gördükçe merakım ve isteğim artıyor tekrar başlasam mı ki - anneğğğm bi de öyle güzel anlatmışın ki daha da bi heycan yaptım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ausem! ❤ Zamanın varsa mutlaka başla derim. Benim için animeler ayrı bir dünya. Şahsen dizilerden daha çok seviyorum. ^^ Sevdiğin bir tür varsa bol bol öneri de yapabilirim. :)

      Sil
  13. Şimcik sen içinde aşktı, romantiklikti, börtüydü, böcekti olmayınca daha mı çok seviyorsun :D dur ben kore dizilerine yeni başladım şuan çohhh şükela gidiyorum bekle beni animelere de yetişicem tatlı kız :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Romantikliği tadında yaptıklarında çok seviyorum. Ama bazı animelerde çok sinir ediyorlar o konuda. :D Bende şu an Ji Sung'un yeni dizisine başladım! :D

      Sil
  14. Whooowww nasıl da güzel anlatmışsın kiii :)
    İzlemeliyim diye düşündüm açıkçası ...
    Ama şu yitirdiğim zamanı bir toparlayayım önce ... Daha Akela nın önerisiyle izlediğim Miyazaki anlatımım bile duruyor ...
    Animasyon ve çizgi film hastalığım var gerçi o ayrı :)))
    sevgiyle kal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Didem abla o anime, animasyon hastalığı bende de var! :)) Çok teşekkür ederim. Akela Miyazaki'nin hangi animasyonu önerdi? Yorumunu blogunda paylaşmanı bekliyorum. ^^ Sevgiler.. :)

      Sil
    2. Adımı gördüm konuya dahil olmalıyım :) Blogum da yazmıştım ya hani.. Ateş böceklerinin mezarı.. O animasyondu. Bak hüzünlendim şimdi..
      Vallahi bende bekliyorum yazını ^^

      Sil
    3. Aaa anladım. Bende onun yorumunu yapmak istiyorum ama yazarken ağlayabilirim. ^^ O yüzden erteledim. :D

      Sil
  15. inanmıyorum ya sende mi anime seviyosun . bende anime çiziyorummm çizimlerimi paylaşmayı isterim seninle . bir ortak özellik daha

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten anime mi çiziyorsun? Bu mükemmel bir yetenek! :D Sana şimdiden bayıldım cidden. Ve tabi ki görmek isterim çizimlerini. ^^

      Sil

 
DESİNG BY VALAR MORGHULİS